Çalışanın Emeklilik Sonrası Aynı İşveren Nezdinde Yeniden İstihdamı

Çalışanların, emeklilik (yaşlılık) nedeniyle işten ayrılması sonrasında, aynı işverenlik nezdinde yeniden çalışma talebinde bulunmaları sıklıkla karşılaşan bir durumdur. İşverenlerin bu talep karşısında iş akdinin sonlandırılması sürecinde çalışana yapmaları gereken tazminat ödemeleri ise olası bir hukuki uyuşmazlık sürecinde önem taşıyacaktır.

Çalışlana emeklilik sebebiyle çıkış ve yeniden işe giriş yapılması halinde, çalışanın tüm yasal hakları (kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai vb.) yapılan ilk çıkış esnasında ibraname düzenlenmek suretiyle ödenebilecektir.

Çalışanın İlk Dönem Çalışmasını Sonucu Kazandığı Hak ve Alacakların Ödenmesi Suretiyle Sona Ermesi

İbraname düzenlenerek eksiksiz olarak ödeme yapılmış ise, sona eren ilk dönem çalışma tasfiye edilecek ve bu halde ikinci dönem çalışma ile ilk dönemki çalışma birleştirilmeyecektir. (Örneğin; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2016/875, K. 2016/4011, 16.02.2016 Tarihli kararı).

Emeklilik Sırasında Çalışanın Yasal Haklarının İleri Bir Tarihte Ödenmesi Konusunda Anlaşılması

İşverenler tarafından uygulamada, devir protokolü düzenlenerek iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiği tarihten itibaren hak kazanılan kıdem tazminatının ileri bir tarihte ödenmesi kararlaştırılabilmektedir. Fakat iki dönem çalışmanın birleştirilmesi yönünde iddialar ile karşılaşılması ihtimali doğabileceğinden, düzenlenen devir protokolünün tek başına yeterli olmayacağı söylenebilir. Zira ileride bir iş müfettişi veya yargı makamı tarafından geçerli kabul edilip edilmeyeceğinin her somut olayın özel koşullarına göre değişecektir.  Bu bakımdan, devir protokolünün ancak ibraname düzenlenerek ödeme yapılması halinde destekleyici nitelikte kullanılması mümkündür.

İlk Dönem Çalışma Sonunda Ödeme Yapılmayarak Yeni Döneme Devam Edilmesi

Çalışanın emeklilik ile fesih sonrasında ilk dönem çalışması sonunda ödeme yapılmaması durumunda, geride kalan çalışma döneminin tasfiye edilmediği kabul edilecektir. Bunun doğal sonucu olarak iki çalışma döneminin birleştirilmesi sebebiyle;

  1. Eğer ikinci dönem, kıdem tazminatı almaya hak kazanacak şekilde (örneğin işverenin geçerli nedenle feshi veya çalışanın haklı nedenle feshi ile) sona erer ise tüm hizmet süresi ile çalışanın ikinci dönem sonundaki ücreti üzerinden hesaplama yapılacaktır.
  2. Eğer ikinci dönem kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde (çalışanın ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle çalışanın iş sözleşmesinin tazminatsız kıdem /ihbar tazminatına hak kazanmadan sona ermesi durumu ile) sona erdi ise, bu defa yalnızca ilk dönemki çalışma süresi ve ilk dönem sonundaki ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanacak; bu hesaplanan tutara ilk dönem fesih tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen en yüksek banka mevduat faizi işletilecektir. Bir başka deyişle, çalışanın emeklilik tarihine kadar hak kazandıkları kıdem tazminatı hakkı her durumda saklı kalacaktır.

 

Yıllık İzin Ücreti Bakımından Yapılan İstisnai Düzenleme

İlk dönem çalışmasına ait hak ve alacakların ödenerek kapatılması durumunda, çalışanın yılda kaç gün izne hak kazanacağı hususu farklı şekillerde değerlendirilmektedir. Şöyle ki; ilk görüşe göre, ilk dönem ödeme yapılarak tasfiye edildiğinde ikinci dönem, yeni işe girmiş bir çalışan gibi yıllık izin süresinin hesap edileceği yönündedir. Fakat ağırlıklı olarak kabul gören ikinci görüşe göre ise, hak kazanılan yıllık izin süresi, iki dönemin birleştirilip hizmet süresine eklenerek belirlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu görüş de İş Kanunu’nun 54. maddesinde yer alan “Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.’’  hükmüne dayanmaktadır. Nitekim, bu konuda yerleşik uygulamaya esas teşkil eden Yargıtay kararları da mevcuttur (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2016/29801, K. 2020/14939, T. 05.11.2020 tarihli kararı).

Sonuç

Çalışanın emeklilik sonrası aynı işveren nezdinde yeniden istihdamı durumunda, devir protokolü düzenlenerek ileri tarihte ödeme yapılması uygulamada tercih edilse de bu yöntemin ibraname düzenlenmesine ek olarak destekleyici nitelikte kullanılması daha uygundur. Aksi durumda iki dönem çalışmanın birleştirilmesi yönünde iddialar ile karşılaşılması ihtimali söz konusu olabilecektir. İlk dönem sonunda ibraname düzenlenerek eksiksiz olarak ödeme yapılması yönteminde ikinci dönem çalışmanın başlangıç tarihi esas alınarak tazminat hesabı yapılması tercih edilebilecektir. Yıllık izin alacağı kalemi özelinde ise çoğunlukla kabul gören görüş, hak kazanılan yıllık izin süresinin, iki dönemin birleştirilip hizmet süresine eklenerek belirlenmesi şeklindedir.

Avukat Berfin Naz Ayduk