İnsan Kaynakları ve İş Hukuku

ANAYASA MAHKEMESİ PARMAK İZİ İLE MESAİ TAKİP SİSTEMİNİ HAK İHLALİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRDİ

Anayasa Mahkemesi, Ramazan Şahin (“ Başvurucu”) tarafından yapılan bireysel başvuruda özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar
vermiştir. Söz konusu başvuru, parmak izi kayıt sistemi ile mesai takibi yapılması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.Bu yazımızda, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin bazı önemli hususları paylaşacağız

Somut Olay Özeti

  • Başvurucu, Söke Belediye Başkanlığı (“Kurum”) bünyesinde devlet memuru olarak çalışmaktadır. Çalıştığı işyerinde parmak izi sistemi ile mesai takibine başlanmış ve Kurum tarafından Başvurucunun parmak izi kaydedilmiştir.
  • Başvurucu söz konusu uygulamanın kaldırılmasını talep etmiş ancak Kurum tarafından bu talebi reddedilmiştir. Kurumun talebi reddetmesi üzerine başvurucu İdare Mahkemesinde anılan idari işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. Mahkeme davanın kabulüyle idari işlemin iptaline karar vermiştir.
  • Söz konusu karara karşı Kurum istinaf kanun yoluna başvurmuştur ve Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilmiş olan işbu kararın akabinde Başvurucu Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmıştır.

    Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

    Anayasa Mahkemesi Başvurucuya ait parmak izini biyometrik veri kategorisinde değerlendirmiştir. Kişisel verilerin işlenmesinin özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına bir müdahale oluşturduğu sonucuna varmıştır. Söz konusu müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı hususunda ise başvuruda öncelikle müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini bildirmiştir.Özel nitelikli kişisel veri kapsamındaki biyometrik veriler kişinin açıkça rıza göstermesi durumunda veya 6698 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlarda ya da diğer bir kanunda açıkça öngörülmesi hâlinde rıza aranmadan işlenebileceği ifade edilmiştir. Bir başka ifade ile çalışanın özel nitelikli kişisel verilerinin işlenmesinin esas ve usullerinin kanun ile düzenlendiği hâllerde rıza olmasa dahi ilgili kanun hükümleri uygulanabilecektir.

Biyometrik verilerin kaydedilmesi yöntemiyle personel takip sistemi uygulanabilmesi için kanunlarda düzenlenmeyen hâllerde kişinin açık rızası mevcut olmalıdır.
İlgili mevzuat incelendiğinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda çalışanın mesaiye devam durumunun kontrolü ve bu amaçla özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığı görülmüştür. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda da belediye teşkilatını sevk ve idare etme yetkisinin belediye başkanına bırakılmıştır. Ancak bu yetki kapsamında özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir hüküm yer almadığı belirtilmiştir.

Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesine göre başvurucunun özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine dair rızası da olmadığından somut olaydaki müdahale kanunilik şartını sağlamamaktadır.

Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi yukarıda bahsettiğimiz gerekçelerle başvuru konusu olayda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

SONUÇ
Anayasa Mahkemesi, başvuru konusu olay ile ilgili yapmış olduğu değerlendirmede Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20. maddesine ve 6698 sayılı Kanun’un özel nitelikli kişisel verilere ilişkin 6. Maddesi gibi kanun maddelerine ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına yer vermiştir. Söz konusu karar kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bakımından büyük önem arz etmektedir.

Feyza Gülseren

Bize Soru Sorun

Bir Uzmanla Görüşün